Veliye MektupMaviküreBranşlarResim GalerisiKayıtİletişimClick for English

NON-STOP İNGİLİZCE

Okulumuz   Mavi Küre’de  hergün İngilizce eğitimi verilmektedir. Kurum olarak öncelikli  amacımız çocuklara İngilizceyi sevdirmek, ilköğretim ve ileriki okul hayatında İngilizce derslerinde  onlara fayda  sağlayacak  bir  temel sağlamaktır. Bunun için de çocuklar İngilizceyi  bir  ders olarak  değil yaşamın bir  parçası  olarak göreceklerdir. Eğitimimiz öğrenci merkezli aktif öğrenme, TPR (Total Physical Responce- Tümüyle Fiziksel Tepki),Task Based (Aktivite Tabanlı) ve  PBL (Project Based Learning- Proje Tabanlı Öğrenme)  yöntemleri kapsamaktadır.


REHBERLİK

Okulöncesi Çocuğunu Anlamak Bizim İşimiz

MAVİ KÜRE olarak amacımız çocuklarımızın ilgi ve yeteneklerini ortaya çıkarmak, geliştirerek onları oyun ve eğlenceyle gerçek yaşama hazırlamaktır. Bunun için çocukların temel ihtiyaçları olan güven, sevgi, hareket, anlayış, ilgi ve çevreyi rehberlik ve psikolojik danışman ışığında çocuklarımıza sunmaktayız.

   Belirlenmiş zaman dilimlerinde rehberlik servisimiz çocuklarımızı gözlemleyerek, onları tanımak amacıyla çalışmalar uygulayarak ve gerek görüldüğü takdirde siz velilerimizle irtibat kurarak çocuklarımız için en iyi danışmanlık servisini sağlamaktadır.

Okulöncesindeki yıllar çocukların hızla sosyalleştikleri yıllardır. Çocuklar çevrelerini araştırmak, yeni beceriler geliştirmek ve bağımsızlıklarını ortaya koymak üzere programlanmışlardır. Bizde Mavi Küre olarak çocuğun sosyalleşmesini  yaparak- yaşayarak öğrenmesi ile sağlıyoruz.

Çocuğa nasıl davranacağını öğretme işi tam bir sabır işidir. Bu konuda size yardımcı olabilecek bazı altın kuralları şöyle sıralayabiliriz:

* Siz de onun davranmasını istediğiniz gibi davranın
* Kötüleri değil, İyi davranışını ödüllendirin
* İletişiminizde açık ve anlaşılır olun
* Yapmasını istediğiniz bir davranışın nedeni için çocuğa açıklama yapın
* “Hayır” demeden önce düşünün
* Beklentileriniz çocuğa uygun olsun ve ona güvenin
* Kararlı olduğunuz davranışlar içintutarlı olun
* Hatalı olduğunuzda hatanızı kabul edin
* Kötü bir davranışından caydırmak için bir şeyi yasaklıyorsanız, bunu bağırarak değil, yavaşça ve kibar bir dille söyleyin.

Unutmayalım ki çocuklarımızın temel ihtiyaçları karşılandığı sürece olumlu ve doğru davranışlar sergileyeceklerdir.


OKUL ÖNCESİ EĞİTİMİN İLERİ YILLARDA ÇOCUKLARIMIZA FAYDALARI
Anaokulu çocuğun yaşamındaki ilk gerçek sosyal deneyimidir. Çocuğun merkez olduğu ve tüm ilginin üzerinde olduğu bir ortamdan uzaklaşıp ilgiyi,sevgiyi paylaştığı,bir düzen içinde grup halinde hareket ettiği,beklemeyi, sabretmeyi öğrendiği,tüm ihtiyaçlarını karşılaması için desteklendiği ilk ortamdır.

Çocuğunuz anaokuluna giderek öncelikle düzeni öğrenir. Her gün aynı saatte kalkıp,aynı düzen içerisinde okuluna gitmektedir.Bu ev yaşamınızda da düzeni sağlar.Düzenli ve sürekli arkadaşlıkları olur.Arkadaşlık ve arkadaşlarıyla paylaştıkları önemli olmaya başlamaktadır.Anne-babası dışında, öğretmeni ve okuldaki arkadaşları hayatında önem kazanmaktadır.Başka insanlarla da ilişki kurmayı ve sürdürmeyi öğrenir.Kabul görmek,kabul etmek gibi sosyal kavramlar gelişmeye ve önem kazanmaya başlar.Her zaman belirttiğimiz gibi ; YAŞAYARAK VE DENEYEREK ÖĞRENME fırsatı elde ederler.

Anaokullarında her türlü bilgi grupla etkileşim halinde öğretilmektedir ve mümkün olduğunca çocukların birçok duygusuna hitap edebilecek bir öğretim planı uygulanır. Bu nedenle çocuğa evde öğretilen sistemli olmayan ve düz bir bilgiye oranla, çok daha kalıcı ve muhakemeye olanak veren zengin bir öğrenme ortamı da sağlanmaktadır. Bu tarz öğrenme çocukta sürekli bir öğrenme isteği ve ihtiyacı yaratmaktadır.

Tüm bu bilgi ve deneyimlerin 6 yaşından önce kazanılmasının asıl önemi; çocuğun zihinsel ve duygusal gelişimi için bu yılların çok önemli yıllar olmasıdır. Ayrıca, anaokuluna giden çocukların, gitmeyenlere oranla, ilköğretim yıllarında çok daha uyumlu ve başarılı oldukları belirtilmektedir. Bunun yanında, sosyal uyum, arkadaşlık geliştirme becerileri açısından okul öncesi eğitim almış olan çocuklar çok daha şanslı olmaktadırlar. Okul öncesi eğitimin diğer bir katkısı ise, çocuğunuzun gelişiminin takip ediliyor olmasıdır. İşte bu tür katkıları bize sağlamasından dolayı, çocukların okul öncesi eğitimi almaları gerekmektedir.

ANAOKULUNA BAŞLAYAN ÇOCUKLARA AİLELERİ NASIL DAVRANMALIDIR
Anaokuluna başlama hem aile için,hem de çocuk için çok önemli bir ilk adımdır.Aileler bu konuda bir çok kaygı yaşamaktadırlar.Özellikle de anneye fazla bağımlı olan ve evde kural öğretilmemiş ,gerekli sorumluluklar verilmemiş olan çocuklar için anne-babalar daha fazla kaygı duymaktadırlar.Çünkü genellikle bu tür çocuklar anaokulunda daha fazla uyum problemi yaşamaktadırlar.

Çocuklar becerileri gelişmeye başladığı dönemden itibaren kendi ihtiyaçlarını karşılamaları için teşvik edilmelidirler.Ayrıca yemek,uyku,temizlik,v.s. gibi konularda kurallar öğretilmelidir.Daha öncesinde kural ve sınırı,sabretmeyi ve beklemeyi öğrenen ve anne ile bağımlılık ilişkisi yerine bağımsızlık özelliğini kazanan bir çocuk anaokuluna başlamak konusunda pek bir sorun yaşamayacaktır.

Yeni başladığı dönemde çocuğa fazla soru sormak,anaokulu üzerine konuşmak,ne yediği ile fazla ilgilenmek, sık sık anaokuluna gidip çocuğunuzu izlemek,çocuğun uyumunu bozabilmektedir.Çocukla ilgili bilgileri öğretmeninden ya da yetkili kişilerden edinebilirsiniz.Çocuğunuzu sorularla bunaltmak yerine,onu dinleyip ne kadar takdir ettiğinizi ve okula başladığı için onunla ne kadar gurur duyduğunuzu belirtmelisiniz.

Ama olurda bir gün çocuğunuz aniden anaokuluna gitmek istemeyebilir.Öncelikle sorunun ne olduğunu anlamaya çalışın.Sorun çok çeşitli olabilir, bir kardeş geliyor olması,anne-babanın çocuğa davranışları,evde oluşan huzursuzluklar,v.s gibi.Bu gibi durumlarda da anaokulu yetkililerinden yardım alabilirsiniz.

ANNE VE BABALARIMIZA GENEL ÖNERİLER
* Anne-baba çocukta bağımlılığa yol açacak aşırı koruyucu bir tutumdan kaçınmalıdır.
* Küçük yaşlardan itibaren çocuğa ayrılıkların doğal olduğu hissettirilmeli,vedalaşmalar kısa tutulmalıdır.Bu sayede anaokuluna başlayan çocuklarda bu tür problemlerle de karşılaşmamış olursunuz.
* Anne-babalar çeşitli konulardaki kaygılarını çocuğa yansıtmamalıdırlar.
* Çocuğun gece erken yatması ve sabah uykusunu almış olarak uyanması sağlanmalıdır.Özellikle küçük çocukların 9-10 saatlik uykuya ihtiyacı vardır.
* Okul yaşantısı beraberinde düzen ve disiplini getirdiği için öncelikle çocuğun evde düzenli,disiplinli bir yaşam tarzını oluşturması sağlanmalıdır.
* Çocukla içinde bulunduğu durumlarla ilgili ne hissettiği konuşularak paylaşılmalıdır.Çünkü aile içi iletişim çok önemli bir etkendir.
* Çocuğa anaokuluna gidince anne-babadan ayrılma korkusunun sadece onun başına gelmediğini,onun yaşındaki diğer çocuklarında buna benzer korkular yaşabileceklerini anlatmak daha sağlıklı sonuçlar ortaya çıkaracaktır.
* Çocuk okula gittiği zamanlarda maddi olmamak kaydıyla zaman zaman ödüllendirilebilir.
* Çocuğa neden okula gitmesi gerektiği ve gitmezse neler kaçıracağı konusunda bilgiler verilmelidir.

Bu tür öneriler sayesinde,zor gibi görünen ama aslında çocuklarımız için çokta önem taşıyan gelişim dönemleri gerektiği gibi sürdürülebilir.
ÇOCUKLARDA İŞTAHSIZLIK VE ÖNERİLERİMİZ
Normal büyüme eğrisi gösteren çocuklarda 15-18 aylar arasında iştah en düşük düzeydedir.Yemeği reddetme ya da belli yiyeceklere yönelme davranışı 2 yaş ve üzeri çocuklarda sık rastlanır.

İştahsızlık çocuğun besini almak istememesi ile ortaya çıkan bir durumdur.Bunun dışında;
* Anemi
* Barsak parazitleri
* Hastalıklar,v.s… gibi sebepler iştahsızlık sorununu ortaya çıkarabilir.

Bunların dışında;
* Çocuğun büyüme ve gelişmesi normalse
* Yeme alışkanlıkları bir sağlık sorunu yaratmıyorsa
* Çocuk gereksinimleri kadar yiyorsa, anneler endişelenmemelidir.

Sizlere önerilerimiz ise;
* İştahsızlık problemi olan çocuklarda yemekten 1 saat önce ve yemek sırasında sıvı alımı sınırlandırılmalıdır.Çünkü sıvı tüketimi çocukta doygunluk hissi uyandırır ve böylece almaları gereken besinleri yetersiz tüketirler.
* Biberon yerine bardak kullanılmalıdır.Böylece sıvı tüketimi azalır.
* Süt,meyve suyu gibi içeceklerin miktarı belirlenmelidir.
* Farklı damak tadında besinler denenmelidir.
* Şekerleme,cips,çikolata,bisküvi iştahı engelleyebilir.Bu gibi ara öğünler küçük porsiyonlar olarak verilmelidir.
* Yiyecekler çocukların kolay yiyebileceği türden hazırlanmalıdır.Örneğin,yiyecekler küçük dilimlenmiş şekilde sunulabilir.
* Çocuğu yemesi konusunda zorlama sorunu kötüleştirebilir.Bu gibi durumlarda o an reddedilen besin daha sonra tekrar denenebilir.
* Grup halinde yaşıtlarıyla yemek olumlu yeme davranışlarını geliştirir.

Güncel

MAVİ KÜRE'DE AIESEC ÇALIŞMALARI BUGÜN BAŞLADI

YEMEK LİSTEMİZ

17 OCAK 2009 "YENİ YILA MERHABA" VELİLERİMİZLE OTEL GEZİSİ

30.12.2008 HOŞGELDİN 2009 BORNOVA MAVİ KÜRE

31.12.2008 HOŞGELDİN 2009 GÜZELBAHÇE MAVİ KÜRE

İŞ BAŞVURULARI

 

 

 

Yukarı Aşağı

Etkinlik Takvimi

Ayrıntılar

26-11-2008

RENKLER KÖŞEMİZ

Ayrıntılar

18-11-2008

MASKE PARTİMİZ

Ayrıntılar

05-09-2008

CİVCİVLER

Ayrıntılar

22-08-2008

ŞAPKA PARTİSİ

Ayrıntılar

20-08-2008

PATATES ADAMLARIMIZ

Ayrıntılar

19-08-2008

YAZ OKULU HATIRASI

Ayrıntılar

14-08-2008

BALON PARTİSİ

Ayrıntılar

25-07-2008

KAMP GECESİ

Ayrıntılar

23-07-2008

ÇORAPTAN ATLAR

Ayrıntılar

21-06-2008

2008 YIL SONU

Ayrıntılar

16-06-2008

RENKLERLE YARIŞ